aVaRMuRaT Suskunluğumuz korkumuzdan değil asaletimizdendir.
 
ORTATEPE KÖYÜ ve DAGISTAN KÜLTÜRÜ HAKKINDA KISACA
Sözler bazen bir hazine bazen dermansız bir dert tipi  
  Ana Sayfa
  İmam Şamil in Ataları
  imam Gazi Muhammed
  İmam Hamzat Beg
  İMAM ŞAMİL
  Hacı Murat
  Muhammed Emin Paşa
  Şeyh Cemalettin Gazi Kumuki
  Ömer Ziyauddin i Dagıstani
  KAFKASYA
  AVARCA HAKKINDA
  AVARCA DİLBİLGİSİ
  RESİM GALERİSİ (avar)
  DAGISTAN
  MAHAÇKALE
  ŞEYH ŞAMİL'İN KÖYÜNDE
  Türkiyede ki Dagıstan Köyleri
  ORTATEPE KÖYÜ
  ORTATEPE GENÇLERİ
  Yemeklerimiz
  ÇEÇENİSTAN
  Reklamlar
  BİRAZDA GÜLELİM
  => Komik resimler
  => Fıkralar
  => Espriler
  => Duvar yazıları
  Dost Siteler
  özlü sözler 1
  Resimli Şiirler
  Hayatı Güzelleştirme Kuralları
  Telefon mesajları - Dostluk
  Hangi gün doğdunuzu hesaplayın
  Çeçenistan Vidyoları
  Komik Vidyolar
  Kafkas Vidyoları
  Avarca Şiir Videoları
  AVARCA KLİPLER
  AVARCA ÇİZGİ FİLMLER
  AVARCA TİYATRO
  TATLI VE DÜĞÜN VİDYOLARI
  BAYRAM VİDYOLARI
  ömer ünsal videolar
  KÖYDEN KARIŞIK VİDYOLAR
  RESİMLİ ORTATEPE KÖYÜ VİDEOLARI
  DİNİ KONULAR
  Anketler
  KPSS ANAYASA
  Kadınlar
  Erkekler
  Çocuk Eğitimi Üzerine
  Eğitim Sisteminin Çarkına Düşmeden
  Hayatın Farkına Varanlar
  Yılları Heba Etmeden
  TM'DEN TMT'YE MÜCAHİT RAUF DENKTAŞ
  Canım Annem
  Mülakat Soruları
  SİZLERDEN GELENLER
  ŞİİRLER
  ARICILIK KURSU SORULARI
  Ziyaretçi defteri
aVaRMuRaT
Fıkralar

TÜRK MÜTAHİT

Üçüncü Boğaz Köprüsünün yapım işini Japon, Amerikan ve Türklerden oluşan bir konsorsiyum almış. Tam açılışın yapılacağı sırada kurdele kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmış.

Japon: 'Gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım' diyerek harakiri yapmış.

Amerikalı: 'Gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek tabancasını çekip intihar etmiş.

Tüm bunları izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanındakilere dönmüş: 'İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...

Başhekim ve Deliler

Başhekim birgün deliler hastanesinde hastaları ziyarete çıkar ve bir köşede delilerin kendi aralarında bir rakam söyledikten sonra güldüklerini görür ve dayanamaz sorar:

- Neden söylediginiz her rakamdan sonra gülüyorsunuz?!

Delinin biri cevap verir:
- Biz bütün bildiğimiz fıkralara numara verdik; 5 dediğimiz zaman 5 numaralı fıkra aklımıza geliyor gülüyoruz. 8 deyince; 8 numaralı fıkra aklımıza geliyor gülüyoruz.

Başhekim; "bir de ben söyleyeyim o zaman" demiş ve "5" demiş, çıt yok, "7" demiş, çıt yok. Bakmış çıt yok ve sormuş:

- Ben soyleyince neden gülmüyorsunuz?

Delinin biri cevap vermiş:
- Başhekimim anlatmadan anlatmaya fark var.

Pratik Zeka Örneği

 

Nebraska’da yaşlı bir adam yaşardı.patates ekini için bahçeyi kazdırması gerekiyordu , lakin bu çok zor bir işti.tek oğlu olan david ona yardım edebilirdi fakat oda hapisteydi.yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve müşkülatını izah etti.
Sevgili David , patates bahçemi kazdıramıyacağımdam kendimi çok kötü hissediyorum.bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım.burada olsan üyün derdim bitecekti.biliyorum ki senbenim içib hallederdin.sevgiler baban.
Birkaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı.
Babacığım , babacığım Allah aşkına bahçeyi kazma , ben oraya cesetleri gömüştüm.sevgiler devaid…
Ertesi gün sabaha karşı 4 te FBI ve yerel çıkageldi ve tüm sahayı kazdı lakin bir cesede rastlamadılar.yaşlı adamdan özür dileyerek gittiler.aynı gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı.
Babacığım , şimdi patatesleri ekebilirsin.bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım .
Sevgiler david….

 

PARFÜM
Yaşlı kadın, lüks otelin en üst katından iniyordu. Ara
Katlardan birinde asansör durdu.
Kapı açıldı, genç ve güzel bir kız içeri girdi. Onunla
Birlikte asansöru yoğun bir parfüm kokusu da doldurdu.
Yaşlı kadın, parfüm kokusunu derin derin içine çekince
Genc kız mağrur bir eda ile kadına baktı ve
'' Gıorgıo-beverly hılls '' dedi ''
Küçücük bir şişesi bile 100 mılyon lıra!..''
Biraz sonra asansor gene durdu. Gene cok sık genc bır
Kadın girdi. O da buram buram parfüm kokuyordu.
Yaşlı kadın yine koklamaktan kendini alamadı.
Yeni binen genç kadın da yaşlı kadına dönerek kibirli bir
Tavırla
'' Chanel 5 numara '' dedi ''
Mini mini bır şişesi bile 150 milyon lira! ''
Bıraz sonra asansör yaslı kadının ınecegı katta durdu.
Kadın asansörden çıkmadan büyük bir gürültü cıkartarak
Yellendi.
Sonra da asansörde kalan iki alımlı genç kadına dönerek
Kuru fasülye yarım kilosu 1,5 ytl



BU DA BEYLERE KAPAK MI ACEP
Bi adam akşamleyin iş çıkışı eve geldiğinde evin bahçesinin karmakarışık olduğunu görmüş.
3 çocuk da bahçede çamurlar içinde oynuyormuş.Boş yemek kutuları ve içecekler etrafa saçılmış.
Karısının arabası garaj kapısının önünde, bir kapısı açık ve yamuk halde parkeder durumdaymış.


Evin içine girdiğinde durum daha vahim şekle dönüşmüş.Girişteki halının bir kenarı kıvrılmış, havaya kalkmış ve abajur sehpanın üzerine devrilmiş.Salondaki televizyonun sesi sonuna kadar açık halde çizgi film kanalındaymış, televizyonun üzerine bırakılan yarısı içilmiş meyve suyu ha döküldü ha dökülecek vaziyetteymiş.


Oturma odasında yerler oyuncaklar ve çocuk elbiseleriyle kaplıymış.Mutfağa girdiğinde lavabonun sabah kahvaltısı bulaşıklarıyla dolu olduğunu görmüş.Ayrıca kırılmış bir bardağın parçaları masanın altında duruyormuş.


üst rafa yöneldiğinde merdivenlerdeki elbiseleri fark etmiş. Telaşla karısının başına kötü birşey gelmiş olabileceğini ya da hastalandığını düşünerek hızla koşmaya başlamış.Misafir odasına girdiğinde karısını uzanmış halde kitap okurken bulmuş.Karısı kocasını görünce okuduğu kitaptan başını kaldırmış, hafifçe gülümsemiş ve gününün nasıl geçtiğini sormuş.


Adam cevaplamış:'Her zaman ki gibi! ' Ardından şaşkınlıkla sormuş:


'Ne oldu bugün böyle?'
Karısı tekrar gülümseyerek ' Sen hergün eve geldiğinde bütün gün ne yaptın ki demez miydin'


'Evet'


'Güzel... Bugün her gün yaptıklarımı yapmadım.

            KAMYON ŞÖFÖRÜ
Kamyon şöförünün biri Diyarbakır -Adana seferinde iken radyodan anons geçer;-Adanaya 20 km. kala uzaylılar inmiştir karşılaşırsanız panik yapmayın uzaylılarla tanışmaya çalışın.
Kamyon şöförü Adana ya 20 km kala sıkışır ve kamyonu sağa çeker.Sakin bir yer ararken çalılıklardan hışırtılar geldiğini duyar.O yöne doğru ilerler.Radyodan geçen anons aklına gelir ve tanışmaya çalışır.
 İsmim Ali,Diyarbakirliyem,kamyon şöförüyem,sizinle tanışmak istiyem.
 Çalılıklardaki hışırtılar daha da fazlalaşır.Sözlerini tekrar eder.
- İsmim Ali,Diyarbakirliyem,kamyon şöförüyem,sizinle tanışmak istiyem.
......hışırtılar
-İsmim Ali,Diyarbakirliyem,kamyon şöförüyem,sizinle tanışmak istiyem.

 Ve çalılıklardan ses yükselir.
   - Adım Osman,Urfaliyem,kamyon şöförüyem,siçiyem!

                BOŞVER 
Temel ile İdris Sultanahmet Parkında dikiliyorlarmış.
Yanlarına yaklaşan bir turist "Do you speak English?" diye sormuş.
Bizimkiler birbirlerine bakıp omuz silkmişler.
"Hel tekellemel lugatil Arabiy?"
Bizimkiler birbirlerine bakıp yine omuz silkmişler.
"Sprenchen Sie Deutsch?"
Yine omuz..
Turist homurdana homurdana ayrılmış yanlarından.
"ula idris" demiş Temel 
"artık bir yabancı dil öğrensek iyi olacak"
"Boşver"         diye karşılık vermiş İdris,
"Baksana,adam üç dil biliyor ama hiçbiri işine yaramıyor."

                                   ARALANIR GİBİ 

İsviçrenin Cenevre kentinde dünya feminist toplantısında kadınlar kocalarına karşı gelme kararı almışlar.
 Bir ay sonra sonuçları değerlendirmek üzere toplanmaya karar vermişler.
 Bir ay sonraki toplantıda ingiliz temsilci anlatmaya başlamış.
 Kocama bundan sonra yemek yapmayacağımı söyledim.İlk baktığımda yemek yapılmamış,ikinci gün yine yapılmamış,üçüncü gün kocam hem bana hem kendine yemek hazırlamıştı.
 Fransız temsilci kadın anlatmaya başlamış:
 Kocama bundan sonra bulaşıkları yıkamayacağımı söyledim.İlk gün bulaşıklar olduğu gibi duruyor,ikinci günde bulaşıklar duruyor,üçüncü gün baktığımda kocam mutfakta bulaşıkları yıkıyor.
http://www.daghestan.tr.gg/  Türk temsilci kadın anlatmaya başlamış.
 Kocama bundan sonra çamarşırları yıkamayacağımı söyledim.
ilk gün hiçbir değişiklik göremedim,ikinci günde bir değişiklik göremedim,üçüncü gün sol gözüm biraz aralanır gibi oldu,çamaşırlar olduğu gibi duruyor,demiş.

GELİN KAYNANA
Yeni gelin kaynana karşı  karşıya oturmuşlar kaynana gelin sen daha yenisin birbirimizin huyuu suyunu  oturup konuşarak anlayalım demiş gelinde tabi anne demiş konuşalım kaynana başlamış anlatmaya aman kızım benim üç halim vardır dikkat et saçıma gül takmışsam neşeli olurum her yola gelirim kulağıma gül takmışsam havam yerinde olmaz çok ısrarcı olma eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma sinirli olurum gelin kaynana lafını bitirince başlamış lafa bak anne benim halim malim yoktur bacak bacak üstüne atarım sigaramı yakarım sen gülü nerene takarsan tak ben keyfime bakarım 

ÇİNCE
Bir profösöre çinceyi kaç günde öğrenirsin demişler profösör çinceyi öğrenmeye ömür yetmez demiş Doçent doktora sormuşlar 10 seneye öğrenirim demiş Asistana sormuşlar 3-5 senemi alır demiş öğrenciye sormuşlar sınav yarınsa akşam hallederiz demiş 



YAZICI 

Komutan emir erini çağırmış oğlum bana bir lazer yazıcı getir demiş emredersin komutanım demiş ve bir saat sonra yanında başka bir er ile gelmiş komutanım istediğiniz lazer yazıcıyı getirdim demiş komutan hani nerde yazıcı deyince yanındaki diğer askeri gösterip komutanım bu arkadaş laz olup bir er dir üstelik bizim bölükte yazıcıdır komutan kafasını sallayıp ulan iyi ki scanner istemedik der


3.KAT

 iki sevgili bir ağacın altında otururken kız eğilip oğlanın kulağına aşkım sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim mi der oğlanın ağzı kulaklarına varır evet aşkım göster der kız sakin bir şekilde şu ilerdeki sarı binayı görüyor musun o evet aşkım görüyorum işte o binanın 3. katında ameliyat oldum .


ALBAY VE ER

Bir albay bir er bir yaşlı kadın ve birde genç kız trende aynı kompartmanda yolculuk ediyorlarmış tren bir tünele girip kompartman karardığı zaman önce mucuk diye bir öpücük sesi gelir ve ardından şırraakkk diye bir tokat sesi duyulur tünelden çıktından sonra yaşlı kadın içinden şöyle der aferin genç kızıma nasılda yapıştırdı tokadı helal olsun namuslu kızmış genç kızda zevksiz herif bu yaşlı kadında ne buldu da bide öpmeye kalktı ama kadında iyi yapıştırdı tokadı albayda ulan bizim eşşeoğlu eşşek kızı öptü tokadı yiyen ben oldum diye aklından geçirirken er içinden aferin lan bana nasılda elimi öpüp yapıştırdım tokadı albaya der.


KAYSERİLİ 

Kayserilinin birinin ineği Kayserili Allah a dua etmiş Allah ım ineğim iyileşirse 15 gün oruç tutacağım demiş inek iyileşmiş adam 15 gün oruç tutmuş ama 16.gün inek birden ölmüş Kayserili elini açmış ve Allah ım bu kulunu kandırdığını sanma ineği kurbana sayarım oruçuda ramazandan düşerim demiş 

YAŞLI KADIN 

Yaşlı kadın doktora giderek doktor bey oğlum ben hasta değilim ama sürekli yelleniyorum ama ne sesi çıkıyor ne de kokusu bu durumdanda şikayetçi değilim ama bir sakıncası varmı diye sormaya geldim mesela bakın buraya geldim geleli en az 20 kez yellendim hiç birinin bile farkına varmadınız Doktor bir reçete yazar ve bu ilaçları bitirince geri gelmesini söyler kadın bir hafta sonra ilaçları kullanıp yeniden gelir doktor bey oğlum yine eskisi gibi yelleniyorum yine eskinden olduğu gibi sesi çıkmıyor ama o ilaçlardan sonra müthiş kokmaya başladı demiş doktor şöyle arkasına yaslanmış ohh çok şükür burnunu tedavi ettim sıra kulaklarında 

Dost Siteler  
 

SİTEYİ NASIL BULDUNUZ
SÜPER
EH İŞTE
GÜZEL
İDARE EDER
İYİ DEĞİL

(Sonucu göster)


 
Reklam  
   
ORTATEPE KÖYÜ TARİHİ  
  600 yıllık Osmanlı imparatorluğunun ileri uç kalesi olan Kafkasya’nın Dağıstan bölgesinde yaşayan atalarımız İmparatorluğun zaafiyete uğramasıyla 19.yüzyılda amansız bir Rus istilasına maruz kalmışlardır.Her türlü imkansızlığa rağmen,sayı ve silah bakımından kuvvetli olan Rus ordularına karşı din,namus,vatan ve haysiyetleri uğruna cihat ilan eden Şeyh Şamil önderliğinde 36 yıl gibi uzun bir süre kahramanca savaşan atalarımız,Osmanlı İmparatorluğundan beklenilen yardım kendilerine zamanında ulaşmaması nedeniyle gelişen olumsuz şartlar nedeniyle istemeyerek mücadeleyi bırakmak zorunda kalmışlardır. Ancak Rus esaretinde yaşamaktansa kutsal topraklar addettikleri Osmanlı İmparatorluğuna göç etmeyi tercih eden atalarımız 1859 yılından itibaren akın,akın göç etmeye başlamış ve yazın Kahramanmaraş ili Göksun ilçesinin 5 Km kuzeyinde yer alan Deve Mağarasında konaklamışlar , kışın ise Andırın üzerinden Adana Çukurova Ovası göç etmişler ve şekilde 5 yıl göçebe hayatı yaşamışlarıdır.

Kafkasya’da yüksek dağların eteğinde bulunan yaylalarda yaşamaya alışmış olan bu insanlar ; aşırı sıcak ve sivrisineği ile ün salmış Çukurovasında yaşamaktansa anavatanlarındaki yaşam tarzlarına uygun olan Göksun ovalarında yaşayıp yerleşmeyi tercih etmişlerdir .O zamanlardaki isimleriyle Tetir, Kırcainek ve Hevlekli dağlarının ortasında yer alan tepenin eteklerinden arazi satın almışlar ve1862 yılında yerleşik hayata geçmek amacıyla ilk evin temelinin atmışlardır.Yerleşim yeri olarak seçilen tepenin yukarıda bahsedilen dağların arasında yer almasından dolayı Ortatepe denilmesi nedeniyle aynı isim köyede verilmiştir.Kuralan köyün ismi o tarihten itibaren Ortatepe olmuştur.Müslüman müslümanın kardeşidir pirensibiyle atalarımıza kucak açan Anadolu insanlarının yardım ve destekleriyle bu toprakları yurt edinmişlerdir.Ortatepe köyü işte bu yiğit insanların kurduğu ve halen torunlarının yerleşik halde yaşadığı şirin bir köydür.
 
ORTATEPE KÖYÜ ANA DİLİ  
  Ortatepe Köylülerinin ana dili şu anda Dağıstan’da konuşulmakta olan Avar Dili’dir.Anadillerinde kendilerini Maarulav (Dağlı) olarak adlandıran Ortatepeliler Kafkasyanın yerli halklarından olan Avarlardandır.Köyde sürekli ikamet edenlerin tamamı Avar kökenlidir. Değişik amaçla köye gelenlerin geçici meskenlerde yaşadıkları ve işlerinin bitiminde köyden ayrıldıkları görülür.Köyde hala anadil olan Avarca konuşulmakta olup, yeni nesilde azalan oranda anadillerini kullanma eğilimi görülmektedir.Bu şekilde devam etmesi halinde yakın tarihte Avarca’nın unutulması kaçınılmaz görülmektedir. İLK KÖYÜ KURANLAR Köyü ilk kuranlar 16 kişi idiler.bunların bilinen önde gelenleri ise1859 yılında başlayan göçle birlikte Göksun ovasına gelen Abdulkerim, Davut, Ali, Hacımehmet, Ramazan, İsmail, Mehmet ve Şamsu aileleridir.Bir kaç ailede 93 harbinden sonra gelmişlerdir.  
ORTATEPE KÖYÜ EKONOMİK DURUMU  
  1980 yılına kadar tarım ve hayvancılıkta önemli bir yere sahip olan Ortatepe Köyü ,son zamanlarda gençlerin eğitim ve kendi işlerini kurmak amacıyla köyden ayrılmaları ve bir daha geri dönmemeleri nedeniyle köyde tarım hayvancılık eski cazibesini kaybetmiştir.Ancak köyde yerleşik olarak hayatlarını sürdürenler küçük çaplı olsa da tarla bitkileri ve hayvancılık üzerine çalışmalarını sürdürmektedirler.Köyün ekonomik olarak gelişmesi için alışılagelmiş tarla bitkileri ekimi yerine meyvacılık ve sebzeciliğe yönelmesi ve klasik hayvancılık yerine modern besi ve mandracılığa meyil etmesi arzu edilmekte bu alanda çalışmalar sürdürülmektedir.Bunun yanı sıra tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi yatırımlarının yapılması için araştırma ve fizibilite çalışamları yapılmaktadır.  
ORTATEPE KÖYÜNDE ALT YAPI  
  Köyde 1980 yılından itibaren elektrik verilmiş bulunmaktadır. Her iki mahalleye 1965 ve 1970 yıllarında ikişer çeşme yapılmış daha sonra bu çeşmelere gelen suyun yetersiz ve sağlıksız olması nedeniyle 1990 yılında tekrar yeni bir su şebekesi yapılmış olup, her evde son derece sağlıklı ve kaliteli içme suyu bulunmaktadır. 1998 yılında ise her eve sabit telefon hizmeti ve 2006 yılından itibaren hızlı internet hizmeti verilmiştir. Ayrıca köyümüzde 1999 yılından itibaren Telsim, 2000 yılından itibaren Avea ve kısmen olsa da 2001 yılından itibaren Turkcell kapsama alanına girmiş bulunmaktadır.Köyü ilçeye bağlayan yol ise 2002 yılında asfaltlanmış bulunmaktadır.
Gerek ilçeye yakın olması ,gerekse uygun coğrafik ve iklim şarlarının yanı sıra bütün kamu hizmetlerinin eksiksiz olarak verilmiş olması nedeniyle Ortatepe Köyü yaşanmaya değer bir safiye yeri olup ,gün geçtikçe emeklilerimizin ilgi odağı haline gelmektedir.Her yıl düzenlenen Geleneksel Bahar Bayramı, köyün birlik beraberliği ile gelişimine katkı sağladığı görülmektedir.
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Bu dilden firar eden her söz Yaydan çıkmış ok gibi Kelimeler bazen bir hazine Bazen dermansız bir dert tipi